Cildimizin zamanla kaybettiği nemi geri kazandırmak, cilt ve hücre yenilemesini tetiklemek, saf Hyaluronik Asit ve Somon Balığı’nın sütünden elde edilen DNA molekülleri ile sağlanabilmekte ve 2 ay gibi bir süre sonucu ciltteki canlanma ve gençleşme gözlemlenebilmektedir. Cilt yenileme ve gençleştirme uygulamalarındaki araştırmalar hiç bitmese de Somon DNA aşısı ile çok ciddi gelişmeler kaydedildiğini söylemek, cilt yaşlanma sürecinin çok yavaşlatılabilmesi mümkün.

SOMON DNA NASIL UYGULANIR?

Somon DNA tedavisi, iki aşamada bilimsel olarak uygulanır. İki aşamalardan birincisi nemlendirme işlemidir, hyaluronik asit tedavisi sayesinde cildin kaybettiği nem dengesi düzene sokulur ve sonrasında asıl tedaviye başlanılabilmesi için alt yapı hazırlanır. Bu alt yapı hazırlığı yaklaşık 2 hafta sürmekte ve sonrasında asıl gençleştirme etkisi sağlayan 2 aşamaya geçilir. 2 aşamada somon balıklarının sütlerinden elde edilen serumun enjekte işlemi ile deri altına yerleştirilir, bu uygulama sayesinde aynı zamanda Uv ışınları, alkol ve sigara gibi olumsuz etkenlerden dolayı görülen protein eksiklikleri tamamlanır, bu sayede ciltte gün geçtikçe gençleşme ve canlanmalar görülür. Cilt yaşlanmasını durdurarak, gençleşme ve canlılık etkisi ortaya çıkaran bu yöntem ile yaşlanmayı cildimizden uzak tutabilmek mümkün.

Somon DNA’sı ile sağlanan cilt gençleştirme yönteminde kullanılan somon balığı sütünün yanı sıra ciltteki ihtiyaçlar doğrultusunda farklı vitamin takviyeleri de yapılabilir. Ciltteki çoğu vitamin ve protein ihtiyaçlarını sağlayan Somon DNA tedavisi, doğal onarım yapan ve cildin gençleşmesini sağlayan bir yöntemdir.

SOMON DNA GENÇLİK AŞISI KİMLERE UYGULANAMAZ?

Somon DNA ile gençlik aşısı uygulaması alerjik etkilere yol açmadığı için, geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ancak tedbirli olmak adına bazı kişilere uygulanmaması tavsiye edilmektedir.
Bu sebeple Somon DNA tedavisi;
•Kontrol altında olmayan şeker hastalarında,
•Felç geçirme riski olanlarda,
•Kan pıhtılaşması sorunu olanlarda,
•Kalp rahatsızlığı olan ve çoklu ilaç tedavisi gerekli olan kişilerde ve,
•Hamilelerde kullanılması tavsiye edilmemektedir.